Whatsapp’ı Silmeli Miyiz? Zuckerberg Gerçeği

 

Whatsapp’ı silmeli miyiz?

Evet, son günlerde bu soruyu çok fazla sorar olduk. Bildiğiniz gibi 8 şubatta whatsapp gizlilik sözleşmesini onaylamayanlar artık whatsapp’ı kullanamayacağı ifade edilmişti ancak Rekabet Kurulu ve Kişisel Verileri Koruma Kurumunun açmış olduğu soruşturmadan sonra whatsapp bu onay sürecini mayıs’a erteleyerek bu süreç içerisinde güya güvende olduğumuzu bize açıklayacakmış.  Açıkçası şu sürece kadar güvenmiyordum artık işi resmiyete dökmeye çalıştıkları için hiç güvenmiyorum.

 

Düşünün, sizin sanal bir kopyanızı yaptıklarını düşünün. Bu nasıl olur demeyin. Sizin konuşmalarınızı belki okumuyor olabilirler fakat kiminle yazıştığınızı, nerede olduğunuzu, kim olduğunuzu, hangi fotoğrafı nerede ve nereyi çektiğinizi herşeyi zaten bu bilgilerle ediniyorlar. Bunlar hepsi veriyi toplayanlar için bir datadır.

Sadece birisine bir mesaj yolladığımızda değil, internette ya da bilgisayarımızda yaptığımız hemen tüm dijital işlemlerde datanın yanı sıra farkında olmadan metadata üretiyoruz.

Diyelim ki birisine mesaj değil de mektup yazacaksınız. Ne yaparsınız? Açarsınız kelime işlemci programını, yazarsınız mektubunuzu değil mi? İşte dosyanın bu içeriği sizin oluşturduğunuz bir datadır. Siz yazdığınız için farkında olduğunuz bir bilgidir. Çoğu kişinin doğal olarak fark etmediği şey kullandığınız uygulamanın buna ek olarak başka bilgileri de yani metadatayı da kaydetmesi.

 

Metadata

Aşina olmadığımız bir kavram değil mi? Metadata. Yazılım işleriyle ilgilenen kişiler aslında bunun nasıl bir şey olduğunu şimdiden tahmin etmiştir. Metadata, çekmiş olduğunuz fotoğraf, video veya ses dosyalarının kaynaklarını, ne zaman çekildiğini, kimin tarafından çekildiğini, konumunu ve daha birçok bilgiyi içeren bir veri kütüphanesi olarak düşünebilirsiniz. Bunu çoğumuzun bilmediğine eminim. Öyleki, şuan bu videonun makalesini hazırlarken çekmiş olduğum bir fotoğrafın metadatasını sizinle paylaşmak istiyorum. (IMG_3698 .jpg ve video) Metadatada gördüğünüz gibi kullanmış olduğum cihazdan, fotoğraf çekim ayarlarına kadar herşey hakkında bilgi zaten veriliyor. Bunu siz her fotoğraf çektiğinizde fotoğrafın metadatasında görüntüleyebilirsiniz. Sizce bu veri onlar için yeterli değil mi?

Hemen bir deneme yapalım. İnternette herhangi bir dosya formatını aratabiliyoruz. En çok kullanılan belge formatlarından .doc uzantılı bir dosya araması yapmak için arama kutusuna filetype:doc yazdıktan sonra aranacak kelimeyi yazabilirsiniz. Örneğin ben Ankarada yaşadığım için filetype:doc “Ankara Üniversitesi” yazıyorum ve sayfada ilk çıkan bağlantıya tıklıyorum. İlk bağlantıda “ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ. PERSONEL TANITIM FORMU” bulunuyor. Şimdi bu dosyayı metadata gösteren bir web sitesine atalım. Metadata bilgilerine göre bu belge ilk olarak 2011 yılında Gizem isminde bir hanımefendi tarafından Microsoft Office Word yazılımda Türkçe olarak oluşturulmuş ve ankaraper adı altında bir kişi tarafından 2012 yılında düzenlenmiş. Burada toplam düzenleme süresinden tutunda baskı alındığı saate kadar hertürlü bilgi yer alıyor.

Eminim bu formu hazırlayan kişinin bilgilerinin yayınlandığından bile haberi yoktur.

Yazdığımız tüm belgeler, çektiğimiz tüm fotoğraflar, dijital olan her şey buna benzer metadatalar içeriyor. Yani kişisel bilgilerimizin güvenliği konusu bilgisayarlar ve internet kadar eski ve önemli bir konu. Ne WhatsApp’la başladı, ne de onunla bitecek.

Aman canım ben zaten ayda yılda bir tanıdığım birkaç kişiye mesaj atıyorum ne olacak ki? Buna benzer konuyu önemsizleştiren diyaloglara şahit olan Snowden şöyle diyor: “metadata kelimesini anlatmakta güçlük mü çekiyorsunuz? Onu -aktivite kaydı- kelimeleriyle değiştirin.”

 

Şimdi benim ismimle örnekleyelim.

 

Yusuf, 13.00’da Ahmet ile mesajlaştı.

Yusuf 15.00’da X Lokantasına gitti.

Ahmet 15.01’de X Lokantasına gitti.

Ahmet fotoğraf çekti Yusuf’a whatsapptan gönderdi.

 

Sadece şu 4 satırdan bile ne yapıldığını anlayabiliyorsunuz değil mi? Peki bu yazışmada, konuşma içeriğiyle alakalı bir şey geçti mi? Hayır. Mesajlaşmanın içeriğini okumamış olsakta sonuç olarak lokantada buluşmak üzere görüştüklerini biliyoruz.  İşte verilerinizin önemi tam bu noktada ortaya çıkıyor. Şimdi metadata yerine aktivite kaydı dendiğinde herşeyi daha net anlayabildiniz mi?

 

Zuckerberg Mahkeme

Geçtiğimiz senelerde Zuckerberg yargılandığında ona “Bay Zuckerberg, dün gece kaldığınız oteli bizimle paylaşmak ister misin?” sorulduğunda “Hayır” yanıtını vermişti. (https://www.youtube.com/watch?v=0KdJVmby2UI) Daha sonra senatör “Bu hafta kimlerle mesajlaştın onları paylaşmak ister misin?” sorusunu yönelttiğinde ise “Hayır Senatör, burada herkese açık şekilde söylemek istemem” yanıtını vermişti. (Video devamı)

Aslında burada kendi özel hayatının gizliliğini göz önüne aldığımızda ve yüz hareketlerine baktığımızda Zuckerberg’in sorulardan hiç hoşnut olmadığını anlayabiliriz. Kendi özel hayatıyla ilgili soru solduğunda hoşnut olmayan Zuckerberg bize gelince, sorun yok, iyisiniz, güvendesiniz, demeyi biliyor. Buda ayrı bir ironi. Peki ya bu yeni söyleşmeyi bize neden dayatıyor? Resmi açıklamaya göre bizim iyiliğimiz içinmiş. Sadece gülüyorum.

 

Neyse daha fazla sizleri germek istemiyorum. Benim analizlerime göre whatsapp bu kararından geri dönecektir. Geri dönmesede daha güvenli olan, kendini imha eden mesaj, bağımsız güvenlik analizi yapılmış, şifreli metadata kullanan, mesajların varsayılan olarak şifrelendiği, açık kaynak kodlu bir yazılım olan ve Whatsaap’ın asıl yazılımcısı, gizlilik konusunda Zuckerberg ile birhayli tartışmış Brian Acton’un yeni uygulaması Signal’e geçiş yaparız. Bu özellikleriyle aslında whatsapp’ı bile solda sıfır bıraktı. Çünkü tabloya baktığımızda whatsapp’tanda güvenli olduğunu görebilirsiniz. (screeshot-1.png)

 

Daha fazla uzatmada tam bu konuyla alakalı harika bir söz biliyorum ve sizinle paylaşmak istiyorum. “Bir ürüne para ödemiyorsanızürün sizsiniz demektir”

 

Videoyu beğenmeyi ve abone olmayı unutmayın bir sonraki videoda görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.

 

 

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
Video Kategorisinde Yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir